30 Ağustos 2012 Perşembe

Eğer...Audrey Hepburn


Eğer güzel gözlerin olmasını istiyorsan, İnsanlara iyilikle bak.
Eğer saçların güzel olsun istiyorsan, Bırak çocuklar elerini geçirsin saçlarından.
İnce bir bedense isteğin, Ekmeğini açlarla bölüş.
Ve güzel dudaklara sahip olmak için, Sadece güzel sözler söyle...

Audrey Hepburn

Parayla Neler Alınır...Arne Garborg



Para ile her şeye sahip olunacağı söylenir
Yiyecek satın alabilirsin, ama iştah satın alamazsın.
İlaç alırsın ama sağlık alamazsın.
Bilgi alırsın ama bilgelik alamazsın.
Gösteriş alırsın ama güzellik alamazsın.
Eğlence alırsın ama neşe alamazsın.
Tanıdık alırsın ama dost alamazsın.
Hizmetçi alırsın ama sadakat alamazsın.
Boş vakit alırsın ama huzur alamazsın.
Para ile her şeyin kabuğunu alır ;
Hiçbir şeyin çekirdeğini alamazsın.
Arne Garborg

Yorgunum... Nihat Behram

 

Haydi dedim yüreğim gidelim bu şehirden
bu şehir koparmak istiyor beni özlemlerimden
yorgunum;
çünkü yorgunluğumun yaşamak gibi bir anlamı var
yine de yaşamaktan duyduğum mutluluğun tadına
düşmanlarım ulaşamazla
r..."
Nihat Behram

24 Ağustos 2012 Cuma

Bilmiyorum..Özdemir Asaf


          
Bilmiyorum ne vardı saçlarında

Rüzgar mı delice eserdi,
Gözlerim mi öyle görürdü yoksa
Saçının her hali hoşuma giderdi
Özdemir ASAF

23 Ağustos 2012 Perşembe

Kırmızı Başlıklı Kurt...


“Kırmızı Başlıklı Kız” masalını bir de kurdun ağzından dinleyelim:


“Her gün yaptığım gibi ormanı temizlemeye çıkmıştım. Orman benim evim, temiz tutmak da görevim. Derken bir kız beliriverdi. Kırmızı başlık ve peleriniyle çok kuşkulu bir görünümü vardı. Kimin aklına gelir bu tuhaf kıyafeti giymek. Bir süre dikkatle izledim bu tuhaf kızı. Elindeki üzeri örtülü sepette kimbilir ne taşıyordu!.. Yanına yaklaşıp ne yaptığını sorunca bana büyükannesinin evine gittiğini söyledi ama gel de inan. Yine de bıraktım peşini kendi işime döndüm. Ama aklım o kıza takıldı bir kez... ‘bir gidip bakayım doğru mu söyledikleri? dedim kendi kendime; gerçekten böyle bir büyükanne var mı? Siz olsaydınız gerçekliğini denetlemek istemez miydiniz? Orman benim evim. Ben hem ev sahibiyim, hem de öteki orman sakinlerine karşı sorumluyum. Neyse uzatmayayım...gittim, baktım ve gerçekten bir büyükanne buldum. Sorduğumda ‘Evet o küçük kız benim torunum’ dedi büyükanne. Ben de sorumlu bir kişi olarak, ‘bu küçük kız yabancılarla konuşulmayacağını öğrenmemiş daha!..’ dedim ve anlattım küçük kızla karşılaşmamı...Büyükanne de ürperdi ve birlikte küçük kıza bir ders vermeye karar verdik. O yatağın altına saklandı, ben onun geceliğini giydim, başlığını taktım ve yatağına yattım. Küçük kız birazdan içeri girdi. Seslendi yanıt verdim. Ne şaşkın bir çocuk! Beni büyükannesi sanıvermişti. Neyse bunlar bir şey sayılmaz, daha neler yaptı bilseniz. Kulaklarımın niçin büyük olduğunu sordu. Ne ayıp şey hiç sorulur mu!..Yine de çocukluğuna verip yumuşak bir sesle ‘Seni iyi dinlemek için...’ dedim.


    Ama bu kez kalkıp da burnumun niçin büyük olduğunu sormaz mı!..yine aldırmamaya çalışırken bu kez de ağzımın kocaman olduğunu yüzüme vurmaz mı! O sinirle ayağa fırlayıp peşinde koşturmaya başladım. Birden ne olsa beğenirsiniz! Bir avcı elinde tüfek kapıdan dalıverdi. Beni ‘Seni hain kurt, büyükanneyi yedin değil mi?..’ diye suçlamaz mı!.. Oysa büyükannenin kılına bile dokunmadım, o da saklandığı yerden çıkıp beni korumaya çalışmadı. Yaşlılık işte, kulakları iyi duymuyor. Ben de canımı yitireceğimi anlayıp pencereden zor attım kendimi. Geçirdiğim büyük korkunun sarsıntısı yetmiyormuş gibi o gün bu gün ormanda bile yüzümü rahat gösteremez oldum. Adım haine çıktı. Yeter artık, ben suçsuzum...”

Uğraşma...Mevlana


                                                           
"Uğraşma boşuna, seni ancak gördükleri ve duydukları kadar anlayacaklar.

Kimse, bir sen daha olamayacak bu dünyada.

Kimse tam anlamıyla sende seni bulamayacak.

Gücün yetmeyecek herhangi bir icat edilmiş dilde kendini tam anlamıyla anlatmaya, gördükleri ancak kendi anladıkları kadarı olacak."

Hz. Mevlâna


Tecrübe...Freud





İnsanlar yavaş yavaş inanmamayı, güvenmemeyi, sevmemeyi ve kronik şüpheci olmayı öğrenir.


Bu gerçekleştiğinde artık ne yazık ki çok geçtir. İnsanların "Tecrübe" dediği şey budur. Kalbiyle bağlantısını kaybetmiş bir insana "Tecrübeli" denir.

SIGMUND FREUD