26 Kasım 2014 Çarşamba

Şimdi Sen Gidiyorsun.... Yılmaz Erdoğan



Şimdi sen gidiyorsun ya herkes sana benzeyecek, Her yanımdan geçenin yüzünde seni göreceğim.
 Her günaydın diyen sen olacak. Her yüzüme bakanda senin sıcaklığını hissedeceğim. 
Her gördüğüm resimde seni göreceğim,
 Her duyduğum şarkı sanki sana yazılmış gibi gelecek bana Bakarsın belli mi olur bende sana şarkılar yazarım...
 Simdi sen gidiyorsun ya Arkana bile bakmadan her arkasını dönüp yoluna devam edende seni hatırlayacağım.
 Sadece sen olacaksın çevremde gezen insanlar.. 
Simdi sen gidiyorsun ya herkes sana benzeyecek Sen geri gelene kadar... 
Yılmaz Erdoğan

İnsanlar.... İbrahim Tenekeci



Demem o ki, insanlar da zarflara benzer. İçinden ne çıkacağını bilemezsiniz. Dolu sandığınız boş,boş sandığınız dolu çıkabilir. Sayfalarca yazanın, saatlerce konuşanın etkisi olmaz da, iki kelime edenin yankısı unutulmaz.. 


İbrahim Tenekeci

21 Eylül 2014 Pazar

Pişman...Ali Ayçil




İçindeki denizlerde
masallarını avlayan korsanlara vuruldun
sualini abes buldu müneccimler
ezberlenmiş uçurumların kenarında oynuyordum

gece sır tutan ağzıyla ağaran günü öptüğünde
solmuş bir gülün izi kaldı senden
nisanları isyana çağıran
Nuhun yarası kadar derin

Meryem gibi sakladığın yerlerinde
çıbanlar çıkaran aşkı
kilitledin kalbinin karanlık odalarına
bir bir yırtttın hayal perdelerini
çözülmedik kendin kalınca bulmacanda
takvimlerin yabancısı parmakların
şimdi uslanmadan geriye sayıyor günleri
kehribar bir tesbihin tanelerine dokunur gibi.

Ali Ayçil

13 Ağustos 2014 Çarşamba

Geçer...Tarık Tufan


Bir tek sen kaldın rüyalarımı hayra yoran.

Mutebessim bir yüzle gözlerimi dinlendiren.
Şimdi de ki; olsun, bu da geçer! (...)

De ki; Olsun, bunlar da geçer!
Bir tek sen kaldın hayatımda, dualarına sırtımı yasladığım.

Neden sustuğumu soruyorlar bütün gece.

Artık neden konuşmadığımı.

Onlara bilmediğimi söyle.
Söyleyecek çok şey kalmadığını...

Tarık Tufan

Acı... Hakan Günday

"Ve en büyük acının kendininki olduğunu düşünüyorsun.
Dünyadan habersiz tüm gerizekâlılar gibi.”

Hakan Günday

11 Ağustos 2014 Pazartesi

Zahmin...Cengizhan Konuş

 
 
 
Ey zahmin! Ötesi sen, berisi aşk
Nasıl çıkarım bu yalnızlığın içinden?
Ben şahadet ederim ki, gözlerin ölümden güzel…

Geri Gelen Mektup... H.Nihal Atsız



Ruhun mu ateş, yoksa o gözler mi alevden?
bilmem, bu yanardağ ne biçim korla tutuştu?
pervane olan kendini gizler mi alevden;
sen istedin, ondan bu gönül zorla tutuştu...
H.Nihal ATSIZ

10 Temmuz 2014 Perşembe

Seyrettim... Can Dündar



Çok akıllı olmadım hiç.Yanlış atlara çok oyunlar oynadım.Kulağımdan kar suları eksik olmadı.Sürüden ayrılan  koyunları sevdim hep..Bir de kendi bacağından asılmayanları.Kendimle yaşadım en büyük kavgalarımı..İçimdeki çocuklar tahterevalli oynadı  hayatla;Ben seyrettim


Can DÜNDAR - Kırmızı Bisiklet

4 Haziran 2014 Çarşamba

Şiir Gibi...Ertuğrul Bayam



Şiir gibi bakan kadınları Şiirden anlayan adamlar sevmeli
 Sevmeli ki. 
 Ziyan olmasın o mısralar..
 Ya da, Şiir gibi bakan kadınlar
 Şiirden anlayan adamları sevmeli.
 Sevmeli ki, Ziyan olmasın o mısralar..
 Ya da onun gibi bir şey işte..

 Ertuğrul Bayam

31 Mayıs 2014 Cumartesi

Boşver...Özdemir Asaf




Baharda kışı, kışında baharı özler insan.
Ne uzaksa onu özler...
Kavuşmak şart mı ?
"BOŞVER!"
Bazı şeyler yokken güzel...

Özdemir Asaf

Hatırladın mı ?... Ufuk Yeşilgül




Ardına bakmadan çekip gidenlerin peşine düşmek için yaratılmadık biz... Bir görünüp bir kaybolmak ayın ve yıldızların işidir... Sen insansın... Hatırladın mı?

Ufuk Yeşilgül.... Taçsız Kral 

Diliyorum... Cahit Zarifoğlu


Sana zorsa bırak yanayım,
Kolaysa esirgeme, Hayat boş geçti Geri kalan korkulu
Her adımım dolu olsa İşe yaramaz katında Biliyorum 
Bağışlanmamı diliyorum 
Cahit Zarifoğlu

20 Nisan 2014 Pazar

Dayan...Necip Fazıl Kısakürek




Seni dağladılar, değil mi kalbim,
Her yanın, içi Su dolu kabarcık.
Bulunmaz bu halden anlar bir ilim;
Akıl yırtık çuval, sökük dağarcık.

Sensin gökten gelen oklara hedef;
Oyası ateşle işlenen gergef.
Çekme üç beş günlük dünyaya esef!
Dayan kalbim üç beş nefes kadarcık!

19 Nisan 2014 Cumartesi

Ey Kavmim... Halil Cibran

Ey Kavmim...

Sen ki peygamberlerini bile dinlemedin beni hiç dinlemezsin. Dönüp de bakmazsın ölülerine. Lut kavminden de değilsin sen, hazdan olmayacak mahvin. Acıyla karıldı harcın ama acıya da yabancısın. Ağıtları sen yakarsın ama kendi kulakların duymaz kendi ağıdını, Bir koyun sürüsünden çalar gibi çalarlar insanlarını ve sen bir koyun sürüsü gibi bakarsın çalınanlarına. Tanrı'ya yakarır ama firavunlara taparsın. Musa Kızıldenizi açsa önünde, sen o denizden geçmezsin. 



Ey kavmim... Sen ki peygamberlerini bile dinlemedin beni hiç dinlemezsin. Korkarsın kendinden olmayan herkesten. Ve sen kendinden bile korkarsın. Hazreti İbrahim olsan, sana gönderilen kurbanı sen pazarda satarsın. Hazreti İsa'yı gözünün önünde çarmıha gerseler, sen başka şeylere ağlarsın. Gündüzleri Maria Magdalena'yı 'fahişe' diye taşlar, geceleri koynuna girmeye çabalarsın. Zebur'u, Tevrat'ı, İncil'i, Kuran'ı bilirsin. Hazreti Davud için üzülür ama Golyat'ı tutarsın. 



Ey kavmim... Sen ki peygamberlerinin dediklerini bile dinlemedin beni hiç dinlemezsin. 



Dönüp de bakmazsın ölülerine. Lut kavminden de değilsin hazdan olmayacak mahvin. Ama sen kendi acına da yabancısın. Kadınların siyah giyer, kederle solar tenleri ama onları görmezsin. Her kuytulukta bir çocuğun vurulur, aldırmazsın. Merhamet dilenir, şefkat dilenir, para dilenirsin. Ve nefret edersin dilencilerden. Utancı bilir ama utanmazsın. Tanrıya inanır ama firavunlara taparsın. Bütün seslerin arasında yalnızca kırbaç sesini dinlersin sen. 



Ey kavmim... Sen ki peygamberlerini bile dinlemedin beni hiç dinlemezsin. Sana yapılmadıkça işkenceye karşı çıkmazsın. Senin bedenine dokunmadıkça hiçbir acıyı duymazsın. Örümcek olsan Hazreti Muhammed'in saklandığı mağaraya bir ağ örmezsin. Her koyun gibi kendi bacağından asılır, her koyun gibi tek başına melersin. Hazreti Hüseyin'in kellesini vurmaz ama vuranı alkışlarsın. Muaviye'ye kızar ama ayaklanmazsın. Hazreti Ömer'i bıçaklayan ele sen bıçak olursun. 



Ey kavmim... Sen ki peygamberlerini bile dinlemedin beni hiç dinlemezsin. Ölülerine dönüp de bakmazsın. Lut kavminden de değilsin hazdan olmayacak mahvin. Ama arkana baktığın için taş kesileceksin. Ve sen kendine bile ağlamayacaksın. Komşun aç yatarken sen tok olmaktan haya etmezsin. Musa önünde Kızıldeniz'i açsa o denizden geçemezsin. Tanrıya inanır ama firavunlara taparsın. 



Ey kavmim... Sen ki peygamberlerini bile dinlemedin beni hiç dinlemezsin.
 
Halil Cibran

 

17 Nisan 2014 Perşembe

Resulllahla Benim Aramdaki Farklar.. Ah Muhsin Ünlü (Onur Ünlü)




Resulullah süper bir insandı, ben o kadar değilim,
Resulullah yolda ebu bekir'i görse 'es selamu aleyküm ya sıddık' derdi,
ben yolda ebu bekir'i görsem tanımam.
Resullullah asla yalan söylemezdi; ben annem ölürken hiç ağlamadım.
ben annem ölürken çok ağladım çünkü annem
gırtlağından hırıltılar çıkarırken nasıl terliyordu, görmeliydiniz.

Resullullah azrail'i yolda görse tanırdı;
ben azrail'i annemin yanında görseydim ona bir çift lafım olurdu,
derdim ki şimdi yani af edersin ama o sıktığın annemin gırtlağı.

Resullullah olsa ona bunları söylesem o bana gülümserdi;
o bana gülümserdi ben ona derdim ki, anam babam yoluna feda olsun ey allah'ın resulü; fakat şu koca melek, annemin gırtlağını sıkıyor, bir şeyler yapamaz mıyız?

resulullah orada olsaydı annemin elini tutardı derdi ki 'kızım ha gayret!';
ben orada olsaydım annemin elini tutardım ve derdim ki 'anneciğim ölmesen...'

ben oradaydım annemin elini tuttum ve dedim ki 'anneciğim seni ben...';
annem döndü bana bir baktı o bakışı görmeliydiniz

resulullah o bakışı görseydi merhametten ağlardı;
ben o bakışı gördüm haşyetten bayılacaktım ama annem elimden tuttu.

ne tuhaf, anneler ölürken bile çocuklarının

anneler ölürken bile çocuklarının ellerini bırakmıyor ne tuhaf...

Resullullah çok şanslı bir insan
annesi öldüğünde o küçücüktü;
benim annem öldüğünde ben küçücük değildim,
zaten şanslı birisi de değilimdir, filmlerim iş yapmaz.

annem daha yeni öldü fazla uzaklaşmış olamaz!

olamaz dedim annem son nefesini alıp da vermeyince
verse de ben alsam onu, içim ferahlasa, siz de görseniz
Resullullah tutsa annemin elinden birlikte geçseler çölü
nasıl olsa Resullullah da ölü annem de ölü.

24 Mart 2014 Pazartesi

Sıkı Tut... Bekir Erdoğan


Sen bu şiiri sıkı tut ben birazdan geliyorum
kaldırımlardan kütüphanelerden meyhanelerden geliyorum
adına şiir kurulmayan tüm kadınlara bakmaktan geliyorum
omurgası hüzzam boynunda Alakor bir isyan
gözleriyle bir atomu Tanrı parçağına dönüştüren kadınlara bakmaktan geliyorum

dişlerimi sıkmaktan geliyorum
sen bu şiiri sıkı tut
ben sessizliğe selam vermekten geliyorum
yorulduysan biraz da karnında
taşı
olur ya doğurur bir taşı hiç sevişmemiş bir bakire

kadınlar erkeklerini değil onlara bakan kadınları kıskanıyor
erkekler erkekleri
anlıyor musun FREUD
kimse özgüven pekiştirmiyor.

mesela vakitsiz ay tutulurken
aynı ezgiyi dinliyor olabiliriz mesela
sen beni dinle
şu şiiri sıkı tut
yalnızlığı yakıp geliyorum.

 Bekir Erdoğan

Kendini Bulamayanlar...C.Bukowski


Hangi çiçek, diğerini "sarı açtı" diye ayıplar?
Hangi kuş, "farklı ötünce" diğerine yasak koyar?
Derisinden, dilinden ötürü öldürülüyor insanlar.
Ah insanlar!
Her şeyi bulup kendini
bulamayanlar!!
(Charles Bukowski)

21 Mart 2014 Cuma

İrade...Nazan Bekiroğlu

Tepeden tırnağa çamursun Âdem ilk bakışta. Toprağın topraklığına batmış gibisin. Ama bu halinle kıymetlisin. Çünkü bu halini aşabilirsin. İşte o zaman melek değil ama melekler gibisin. Ve ey Âdem unutma, böyle bir tartıda melek gibi olmak melek olmaktan ağır çeker. Çünkü sen o iki şey arasında özgür irade, bilinçli seçimsin!


- Lâ / Sonsuzluk Hecesi

16 Mart 2014 Pazar

Yavaşça... Cemal Süreya

 "Yavaşça kalemin kulağına eğilip dedim ki;
Bir daha onun adını yazarsan,
Seni de kırarım…”


Cemal Süreya





13 Mart 2014 Perşembe

İnecek Var... Ali Şeriati


Yaşamak istedim, yolumu kestiler;
Dua ettim, batıl inançlı dediler;
Aşık oldum, yalancı dediler;
Ağladım, mazeret dediler;
Güldüm, deli dediler;
Durdurun dünyayı inecek var !


Ali Şeriati

Dokunsun...İlhan Berk

"Ben dokunamıyorum, yazdıklarım dokunsun."

İlhan Berk

Susayım..Sait Faik Abasıyanık

"Ne söylesem boş, ne söylesem anlatamam artık,
iyisi susayım, bitireyim hikayemi.”

Sait Faik Abasıyanık

9 Mart 2014 Pazar

Aklıma Gel...İlhan Berk

Aklıma gelme diye dinleyemediğim şarkılar var benim...

İlhan Berk...

Geçmeyen... Cahit Sıtkı Tarancı

Artık hiç bir şey eskisi gibi değil. Ben de öyle. Çok dikkat etmiyorum uzun süredir kendime. Kılığıma kıyafetime… Çorapsız da basıyorum artık yere.... Eskisi gibi de korkutmuyor beni ne grip ne nezle. Nane limonun iyi gelmediği daha büyük sıkıntılarım var herkes gibi benim de. Takılmıyorum artık şu her kış ve bahar şişen bademciklerime. Çok sıcak yada soğuk şeyler yiyip içmem, hepsi hepsi bir kaç gün gene. Olur biter Geçer gider. Ama canımı yaka yaka yutkunduğum şeyler var. Olup bitmeyen, Geçip gitmeyen. Zaman zaman yine uykusuzluk çekiyorum ama… Çokta takılmıyorum artık bu uyku konusuna, Uyuyunca geçmeyen şeylerin olduğunu anladığımdan bu yana…

Cahit Sıtkı Tarancı

Söylenmemesi Gerekenin Şiiri... Nurullah Genç

Söylenmemesi Gerekenin Şiiri

kırılsa da baharı bekleyen pencereler
akrebin gözlerinden geçse de dehlizlerim
simsiyah bulutların arasından ansızın
çatlayan yüreğime koydu susuzluğunu

gündüzümde ışığı, gecemde hilâli var
evimin tenhâsında büyüyen melâli var
gemilerde aradım yüzünün görkemini
martılarla yoruldum, tayfalarla vuruldum
hüznü avutuyorum bir liman köşesinde
nefesini gizlemiş dalgaların sesinde

fırtınalar diner mi ulaşmadan sahile
hayalin bozkırında kurtkapanıydı ömrüm
nasıl da bir başıma kopardım dikenleri
nasıl da acımasız köprülerde yürüdüm
uzaktan gülümseyip deniz fenerlerine
sonunda mahkûm olup kapandım ellerine

vurgun yemiş denizin dibinde volkandır aşk
yaslı bir muammayı öğretir balıklara
balıklar derde düşen âşığı avuturlar
âşık ölünce kuşlar uçmayı unuturlar
güneşle buluşmayı göze alan, derinde
yağmur yüklü bir ömür paylaşır göklerinde
eleğim sağma renkler düşürünce şehrâyin
başlamalı yeniden içimizde bir âyin

nefesimde rüzgârın gölgesidir dağılan
kanımda gözlerinin hasretidir boğulan
melekler en çâresiz ânımda buldu beni
gaflet şarâbı içtim, âşikâr kıldı beni
baykuşlar dahi mutlu bu habersiz dönüşten
hangi yokuş daha yâr olabilir inişten

desturun var mı diye dururken eşiğinde
bizim olan bir kalbi bulsaydım beşiğinde
biliyorum, yalnızlık ekecekler bahçeme
bu nehir yine sarhoş akar mıydı ülkemden
biliyorum, yağmurda yürüyecek kötürüm
bir deprem ortasında yıkılır mıydı beden

âh, ölüm habercisi beyaz parıltılarım
âh, Azrâil çağıran çizgileri yüzümün
âh, paslanan kılıcın dudağında sönen mum
âh, yolcuyu hüsranla buluşturan uçurum
kim bilir kelebeğin kanadından bakanı
kim bilir baldıranda misk ü amber kokanı

baharda yağmur olur yüreğim, güzün sarı
yakamozlar içinde kışın kar tanesidir
derinden baktığında eritir aynaları
bana binlerce yılın ıstırâbıdır gelen
bana dönmez yüzünü efsaneler güzeli
hayal kırıklığıdır avucuma dökülen

âh bir tutunabilsem burçlarına güneşin
sessiz yürüyebilsem zifirî gecelerde
âh, küçük bir vatanım olsa kalbinde senin
kollarında vuslatı yudumlasak evrenin

titrek bir suskunluğun nidâsıydı târihim
senin olsun otağım, varım yoğum, tâlihim
susmalı ayrılığın uğursuz puhuları
yıkılmalı hayatı küçümseyen köprüler
âh, îdam fermanıyla yargılanan tanyeri
âh, bir gülün, içimde kımıldayan elleri
neden solsun bir çölün kumlarında şakâyık
sana tahtım da lâyık, bil ki, bahtım da lâyık

sana tahtım da lâyık, bil ki, bahtım da lâyıkAnasa

7 Mart 2014 Cuma

Mekan Zaman... Cahit Zarifoğlu


Gördük ki, mekan değildir zamandır önemli olan; ve lakin o da değildir eylemdir önemli olan ve dahi o değildir kalp olmadıkça



Cahit Zarifoğlu

Evet... Cahit Zarifoğlu




Evet

Evet hatırladım
Küçük basit şeyler
Yetiyor kederlenmeye
Ya mutluluğa
Cahit Zarifoğlu

21 Ocak 2014 Salı

Sakin... Hakan Gunday

Gülümsüyordum. O gülümsediği için. Gülümseyerek konuştuğu için. Sakinleşiyordum. O sakin olduğu için. Artık korkmuyordum. O bana ‘korkma’ dediği için. ‘Üşüme!’ diyen bir annenin sözünü dinler gibi. Olur, üşümem, diyordum. Gerekirse donarak ölürüm ama üşümem.
Hakan Günday

Dostum... Halil Cibran




"Dostum, göründüğüm gibi değilim. Görünüş sadece giydiğim bir elbisedir. Senin sorgularından beni, benim kayıtsızlığımdan seni koruyan özenle örülmüş bir elbise. Benim içimdeki ben, dostum sessizlik içinde oturuyor, sonsuza dek orda kalacak, doyulmaz erişilmez. Ne söyledikleme güvenmeni ne de yaptıklarıma güvenmeni isterim. Çünkü sözlerim senin aklından geçenlerin dile getirilmesinden, yaptıklarımsa umutlarının eylemleştirilmesinden başka bir şey değildir. " Halil CİBRAN

Gideyim... Hakan Gunday




Diyor ya Aşık Veysel iki kapılı bir han diye, ondan cereyan yapıyor bu hayat. Onun için üşüyorum hep. Gideyim de kapatayım birini!

Hakan Gunday -Daha