24 Mart 2014 Pazartesi

Sıkı Tut... Bekir Erdoğan


Sen bu şiiri sıkı tut ben birazdan geliyorum
kaldırımlardan kütüphanelerden meyhanelerden geliyorum
adına şiir kurulmayan tüm kadınlara bakmaktan geliyorum
omurgası hüzzam boynunda Alakor bir isyan
gözleriyle bir atomu Tanrı parçağına dönüştüren kadınlara bakmaktan geliyorum

dişlerimi sıkmaktan geliyorum
sen bu şiiri sıkı tut
ben sessizliğe selam vermekten geliyorum
yorulduysan biraz da karnında
taşı
olur ya doğurur bir taşı hiç sevişmemiş bir bakire

kadınlar erkeklerini değil onlara bakan kadınları kıskanıyor
erkekler erkekleri
anlıyor musun FREUD
kimse özgüven pekiştirmiyor.

mesela vakitsiz ay tutulurken
aynı ezgiyi dinliyor olabiliriz mesela
sen beni dinle
şu şiiri sıkı tut
yalnızlığı yakıp geliyorum.

 Bekir Erdoğan

Kendini Bulamayanlar...C.Bukowski


Hangi çiçek, diğerini "sarı açtı" diye ayıplar?
Hangi kuş, "farklı ötünce" diğerine yasak koyar?
Derisinden, dilinden ötürü öldürülüyor insanlar.
Ah insanlar!
Her şeyi bulup kendini
bulamayanlar!!
(Charles Bukowski)

21 Mart 2014 Cuma

İrade...Nazan Bekiroğlu

Tepeden tırnağa çamursun Âdem ilk bakışta. Toprağın topraklığına batmış gibisin. Ama bu halinle kıymetlisin. Çünkü bu halini aşabilirsin. İşte o zaman melek değil ama melekler gibisin. Ve ey Âdem unutma, böyle bir tartıda melek gibi olmak melek olmaktan ağır çeker. Çünkü sen o iki şey arasında özgür irade, bilinçli seçimsin!


- Lâ / Sonsuzluk Hecesi

16 Mart 2014 Pazar

Yavaşça... Cemal Süreya

 "Yavaşça kalemin kulağına eğilip dedim ki;
Bir daha onun adını yazarsan,
Seni de kırarım…”


Cemal Süreya





13 Mart 2014 Perşembe

İnecek Var... Ali Şeriati


Yaşamak istedim, yolumu kestiler;
Dua ettim, batıl inançlı dediler;
Aşık oldum, yalancı dediler;
Ağladım, mazeret dediler;
Güldüm, deli dediler;
Durdurun dünyayı inecek var !


Ali Şeriati

Dokunsun...İlhan Berk

"Ben dokunamıyorum, yazdıklarım dokunsun."

İlhan Berk

Susayım..Sait Faik Abasıyanık

"Ne söylesem boş, ne söylesem anlatamam artık,
iyisi susayım, bitireyim hikayemi.”

Sait Faik Abasıyanık

9 Mart 2014 Pazar

Aklıma Gel...İlhan Berk

Aklıma gelme diye dinleyemediğim şarkılar var benim...

İlhan Berk...

Geçmeyen... Cahit Sıtkı Tarancı

Artık hiç bir şey eskisi gibi değil. Ben de öyle. Çok dikkat etmiyorum uzun süredir kendime. Kılığıma kıyafetime… Çorapsız da basıyorum artık yere.... Eskisi gibi de korkutmuyor beni ne grip ne nezle. Nane limonun iyi gelmediği daha büyük sıkıntılarım var herkes gibi benim de. Takılmıyorum artık şu her kış ve bahar şişen bademciklerime. Çok sıcak yada soğuk şeyler yiyip içmem, hepsi hepsi bir kaç gün gene. Olur biter Geçer gider. Ama canımı yaka yaka yutkunduğum şeyler var. Olup bitmeyen, Geçip gitmeyen. Zaman zaman yine uykusuzluk çekiyorum ama… Çokta takılmıyorum artık bu uyku konusuna, Uyuyunca geçmeyen şeylerin olduğunu anladığımdan bu yana…

Cahit Sıtkı Tarancı

Söylenmemesi Gerekenin Şiiri... Nurullah Genç

Söylenmemesi Gerekenin Şiiri

kırılsa da baharı bekleyen pencereler
akrebin gözlerinden geçse de dehlizlerim
simsiyah bulutların arasından ansızın
çatlayan yüreğime koydu susuzluğunu

gündüzümde ışığı, gecemde hilâli var
evimin tenhâsında büyüyen melâli var
gemilerde aradım yüzünün görkemini
martılarla yoruldum, tayfalarla vuruldum
hüznü avutuyorum bir liman köşesinde
nefesini gizlemiş dalgaların sesinde

fırtınalar diner mi ulaşmadan sahile
hayalin bozkırında kurtkapanıydı ömrüm
nasıl da bir başıma kopardım dikenleri
nasıl da acımasız köprülerde yürüdüm
uzaktan gülümseyip deniz fenerlerine
sonunda mahkûm olup kapandım ellerine

vurgun yemiş denizin dibinde volkandır aşk
yaslı bir muammayı öğretir balıklara
balıklar derde düşen âşığı avuturlar
âşık ölünce kuşlar uçmayı unuturlar
güneşle buluşmayı göze alan, derinde
yağmur yüklü bir ömür paylaşır göklerinde
eleğim sağma renkler düşürünce şehrâyin
başlamalı yeniden içimizde bir âyin

nefesimde rüzgârın gölgesidir dağılan
kanımda gözlerinin hasretidir boğulan
melekler en çâresiz ânımda buldu beni
gaflet şarâbı içtim, âşikâr kıldı beni
baykuşlar dahi mutlu bu habersiz dönüşten
hangi yokuş daha yâr olabilir inişten

desturun var mı diye dururken eşiğinde
bizim olan bir kalbi bulsaydım beşiğinde
biliyorum, yalnızlık ekecekler bahçeme
bu nehir yine sarhoş akar mıydı ülkemden
biliyorum, yağmurda yürüyecek kötürüm
bir deprem ortasında yıkılır mıydı beden

âh, ölüm habercisi beyaz parıltılarım
âh, Azrâil çağıran çizgileri yüzümün
âh, paslanan kılıcın dudağında sönen mum
âh, yolcuyu hüsranla buluşturan uçurum
kim bilir kelebeğin kanadından bakanı
kim bilir baldıranda misk ü amber kokanı

baharda yağmur olur yüreğim, güzün sarı
yakamozlar içinde kışın kar tanesidir
derinden baktığında eritir aynaları
bana binlerce yılın ıstırâbıdır gelen
bana dönmez yüzünü efsaneler güzeli
hayal kırıklığıdır avucuma dökülen

âh bir tutunabilsem burçlarına güneşin
sessiz yürüyebilsem zifirî gecelerde
âh, küçük bir vatanım olsa kalbinde senin
kollarında vuslatı yudumlasak evrenin

titrek bir suskunluğun nidâsıydı târihim
senin olsun otağım, varım yoğum, tâlihim
susmalı ayrılığın uğursuz puhuları
yıkılmalı hayatı küçümseyen köprüler
âh, îdam fermanıyla yargılanan tanyeri
âh, bir gülün, içimde kımıldayan elleri
neden solsun bir çölün kumlarında şakâyık
sana tahtım da lâyık, bil ki, bahtım da lâyık

sana tahtım da lâyık, bil ki, bahtım da lâyıkAnasa

7 Mart 2014 Cuma

Mekan Zaman... Cahit Zarifoğlu


Gördük ki, mekan değildir zamandır önemli olan; ve lakin o da değildir eylemdir önemli olan ve dahi o değildir kalp olmadıkça



Cahit Zarifoğlu

Evet... Cahit Zarifoğlu




Evet

Evet hatırladım
Küçük basit şeyler
Yetiyor kederlenmeye
Ya mutluluğa
Cahit Zarifoğlu